
Siyasi Mahpus Çocuğu Olmak: Türkiye Örneği raporumuz yayınlandı.
- Ana Sayfa HaberleriAna Sayfa SliderRaporlar
- Kasım 19, 2025
- 2 Dakika Okuma Süresi
Devletlerde değişen siyasi iklimlere göre iyiler ve kötüler de değişmektedir. Bu değişimde iyi kötü tanımlamasını ise siyasi gücü elinde bulunduranlar belirlemektedir. Gece makbul ve masum olarak yatağa giden bir vatandaş, sabah uyandığında en azılı ‘devlet düşmanı’ olarak tanımlanabilmektedir. Bu belirlemeler neticesinde üretilen suçlara siyasi suç; soruşturma, kovuşturma ve hapsedilme süreçlerine muhatap olanlara siyasi suçlu diyoruz.
Siyasi suç kavramının şüphesiz en büyük mağduru çocuklardır. Tarafları olmadıkları bir çatışmada ailevi bağları nedeniyle ‘kollektif suçlamanın’ muhatapı olmaktadırlar. ‘Resmi önyargı’ ile hayatlarını ‘damgalanmış’ olarak sürdürmek zorunda bırakılmaktadır. Bu süreç onlara psikolojik, sosyal, ekonomik ve daha pekçok yönden zarar vermektedir.
Crossborder Jurists olarak, siyasi mahpus çocuklarının durumun raporlama girişiminde bulunduk. Örneklem olarak Türkiye’yi ele aldık. Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi bir ülke olmanın yanı sıra insan hakları ile ilgili uluslararası tüm anlaşmaların tarafıdır. Buna rağmen 2013’ten bu yana süren otoriterleşme sürecinde, farklı gruplardan birileri sürekli siyaset tarafından üretilen argumanlarla suçlandı. Bugün Türkiye’de kimse bir gün sonra ‘Devlet Düşmanı’ ilan edilip edilmeyeceğinden emin değil. Tabi bu durumun en ağır mağdurları da çocuklar.
Elinizdeki rapor aynı zamanda alanında bir ilk olma özelliği taşımaktadır.
